Yem & Katkı Dergisi - Sayı 7 - Mart/Nisan 2022

SAYI ODAK YEM & KATKI DERGİSİ Mart-Nisan 2022 29 gelişimini önlemek için kimyasal bileşiklerin kullanılmasını gerektirir. Gelecek tüketicinin neleri kabul edebileceğini gösterecek, ancak daha bugünden biliyoruz ki, her ne olursa olsun, gelecekteki üretimin, konvansiyonel üretimin yaptığı gibi çevreye çok fazla yük getirmemek için daha büyük ölçekte ve daha farklı bir şekilde olması gerekiyor. Sürdürülebilir tarım ürünleri, zamanımıza yakışan bir çözüm: ekolojik gıdalar kadar pahalı değil, iklimi korumaya ve bilinçli kaynak kullanımı trendine uygun. Piyasada faaliyet gösteren bazı şirketler zaten bu yöne doğru gidiyor. Sürdürülebilir tarım ürünleri, hem meyve ve sebzeleri hem de et, süt veya yumurta gibi hayvansal ürünleri içeriyor. Üretim sürecinin kendisi ve ambalajlama süreci ile birlikte nihai ürünler; doğal çevre, insan ve hayvan refahı veya paketleme ve nakliye dahil olmak üzere gelecekteki atık bertarafı üzerindeki etkileri açısından değerlendiriliyor. ŞEFFAFLIK Christophe Pelletier, 2019 yılında Miami'de düzenlenen Amerika Yem Katkı Maddeleri Konferansı’nda zamanla azalmayan bir sorundan bahsetti. "Şeffaflık" terimi "yarı saydamlık" veya "netlik" olarak açıklanabilir; ancak yukarıdaki bağlamda en doğru açıklaması "dürüstlük" olacaktır. Üretici, ürününün hikayesi konusunda tamamen samimiyse, yani reklam yapmak yerine sunduğu sonuçlara ulaşmak için izlediği yolu açıklıyorsa, müşterilerden onay alma şansı vardır. Günümüz tüketicilerinin beklentisi budur. Az önce satın aldıkları etin kökenini bilmek istiyorlar. Nasıl üretildiği, yani hayvanın ne yediği, hangi koşullarda yaşadığı, refahın sağlanıp sağlanmadığı veya nihayet süpermarket rafına ulaşmak için “dünyanın yarısını” gezip gezmediği ile ilgileniyorlar. Tüketicinin sorularına net ve güvenilir yanıtlar verilirse, üretici ve temsil ettiği marka kendilerine duyulan güven ile ödüllendirilir. Bu değerler bugün paha biçilmezdir. Aldatılan müşteri, tatmin olmamış bir müşteridir ve bu memnuniyetsizlik genelleşir ve bazen mantıksız aşamalara ulaşır. Etiketlerde koruyucular için kullanılan gizemli "E" ifadesi aynı zamanda bir vitamin adıdır ve her ne kadar bu aşırı bir basitleştirme olsa da, her koruyucu tamamen "kötü" değildir. Aynı durum "antibiyotiksiz" ifadesi için de geçerlidir. "Antibiyotiksiz" sloganı, ailesinin sağlığına önem veren potansiyel bir müşteri üzerinde güçlü bir mıknatıs görevi görebilir; ancak bu şeffaflık ilkesine uygun mudur? Bu aslında ne anlama geliyor? Bu slogan, hayvansal üretimde ara dönemin gözlemlendiği veya etteki antimikrobiyal kalıntılarla ilgili standartlara uyulduğu ya da üretimin hiçbir şekilde antibiyotik kullanılmadan (“asla ve asla ilkesi” olarak da bilinir) yapıldığı anlamına mı geliyor? Bir kez yanlış yönlendirilen bir müşteri, çoğu zaman tüm ürün segmentini reddedecektir. Şeffaflık/dürüstlük... Günümüz tüketicilerinin bir gıda üreticisinden beklediği şey budur. Bununla birlikte, sebzelerin erken çürümelerini önlemek için antimikrobiyal ajanlarla müdahale edilmesi veya potansiyel bir hastalığı önlemek için sağlıklı hayvanların metafilaktik tedavisinde antibiyotik kullanılması alışılmadık bir durum değildir. Hayvanların sütten kesilme sürecini kolaylaştırmak için tıbbi yemlerin uzun süre kullanılması, hayvan ortamındaki stok fazlasını ve kıtlığı telafi etmek için antibiyotik kullanımı: Üreticinin bakış açısından, bu eylemler daha az kötüdür, ancak müşteriler için bu, üreticiye gösterilen bir kırmızı karttır. Yakın zamana kadar, finansal nedenlerden dolayı bir uzlaşma imkansızdı. Bugün ise bunun mümkün olduğunu ancak güç kullanılarak elde edilemeyeceğini biliyoruz. YASAKLAR VE DÜZENLEMELER CÜZDANA KARŞI Amerika Birleşik Devletleri'nde 2017 yılında restoranların sıralandığı bir rapor yayınlandı. Bu raporda kriterlerden biri de antimikrobiyal ajanların kullanım seviyesiydi. Rapor, DSÖ'nün yeni antimikrobiyal ajanlar listesi ve bunların potansiyel uygulamalarıyla ilgili yayınının bir sonucuydu. Programa katılım isteğe bağlıydı ve restoran sahipleri bağımsız bir komite tarafından kontrol edilen ve değerlendirilen hedeflerini kendileri açıkladılar. Politikalar, politikaların uygulanması (olası kayıp puanlar dahil) ve şeffaflık için verilen puanları da içeren sıralamada nihai puanlar 1 ile 100 arasında değişiyordu. Programda bir çok ünlü restoran da dahil olmak üzere çok sayıda katılımcı yer aldı. Programa katılımı asıl

RkJQdWJsaXNoZXIy MTUxNjkxNQ==